
STT ile TETT arasındaki fark nedir?
STT (son tüketim tarihi) güvenlik sınırıdır: et, süt, balık gibi mikrobiyolojik açıdan çabuk bozulan gıdalarda kullanılır ve bu tarih geçen ürün satılamaz. TETT (tavsiye edilen tüketim tarihi) kalite sınırıdır: tat, koku ve dokunun korunduğu süreyi gösterir. TETT’i geçen ürün, güvenli ve bozulmamışsa ayrı reyonda satılabilir.
STT ve TETT farkı tüketici için bir alışveriş bilgisidir; üretici için ise bir etiket kararıdır. Yanlış tarih türünü seçen işletme ya güvenli ürününü gereksiz yere imha eder ya da çabuk bozulan bir ürünü “tavsiye” diliyle rafta bırakıp resmi kontrolde el koyma ve idari para cezasıyla karşılaşır. Aşağıda konuyu raf önünden değil, üretim hattından ve denetçi masasından anlatıyoruz.

STT, ürünün hangi tarihten sonra sağlık riski oluşturabileceğini gösterir ve yasal bir kesme noktasıdır. TETT ise ürünün kendine has kalitesini koruduğu süredir; güvenilirlik kriteri değildir. Üretici açısından fark şudur: STT’yi mikrobiyolojik risk belirler, TETT’i duyusal kalite belirler. Hangisini yazacağınıza raf ömrü çalışmanızın sonucu karar verir.
Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği ve Bakanlığın raf ömrü bilgisinin belirlenmesine ilişkin kılavuzu bu ayrımı net tanımlar:

Karar için üç soru yeter: Ürün soğuk zincir gerektiriyor mu? Raf ömrünün sonunu mikrobiyolojik bozulma mı, yoksa tat ve doku kaybı mı belirliyor? Tarih geçtikten sonra ürün kimseyi hasta edebilir mi? İlk ve üçüncü soruya “evet” diyorsanız STT yazarsınız; hepsine “hayır” diyorsanız TETT uygundur.
Bu kararı tahminle değil, verilerle vermek gerekir. Mikrobiyolojik yük, su aktivitesi, pH ve ambalaj koşulları birlikte değerlendirilir; ardından ürün, raf ömrü boyunca belirli aralıklarla analiz edilir. Bu çalışmanın nasıl kurulduğunu raf ömrü çalışması nasıl yapılır yazımızda adım adım anlattık.
Evet, ama koşullu. Tarım ve Orman Bakanlığı Mayıs 2026’da il müdürlüklerine gönderdiği yazıyla, TETT’i geçmiş gıdanın ancak güvenilir olması, tat, koku ve görünüşünde bozulma bulunmaması, ambalajının sağlam kalması ve uygun koşullarda saklanması şartıyla satılabileceğini açıkladı. Bu ürünler ayrıca ayrı reyonda, tüketiciye bilgi verilerek sunulmalıdır.
STT’si geçmiş ürün için ise tartışma yoktur: güvenilir olmayan gıda kabul edilir. 5996 sayılı Kanun’un 41/d bendi gereğince işyerine idari para cezası uygulanır ve ürüne el konulur. Üretici açısından kritik nokta şudur: TETT’i geçen ürünün insan tüketimine uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu gıda işletmecisindedir. Resmi kontrolde şüphe olursa numune alınır ve analizle doğrulanır.
Satılamayan ama güvenli ürünün bağışlanması da mümkündür; bu akışın nasıl kayda bağlandığını FSSC 22000 gıda kaybı ve israfı yönetimi yazımızda ele aldık.
STT’de “Son tüketim tarihi” ifadesinin ardından gün, ay ve gerekirse yıl yazılır; hemen yanında saklama koşulu da belirtilmelidir. TETT’de gün belirtiliyorsa “… tarihinden önce tüketilmesi tavsiye edilir”, belirtilmiyorsa “… sonuna kadar tüketilmesi tavsiye edilir” kalıbı kullanılır. Tarihin ayrıntı düzeyi raf ömrünün uzunluğuna göre değişir.
Tarihin baskı kalitesi de ayrı bir kontrol noktasıdır. Okunmayan veya silinen tarih kodu, doğru tarihin hiç yazılmamış olmasıyla aynı sonucu doğurur. Bu kontrolün hat üzerinde nasıl yapıldığını gıda etiketi doğrulama rehberimizde bulabilirsiniz.
Denetçi üç şey arar: tarih türünün ve süresinin dayanağı olan raf ömrü çalışması, etiket onay kaydı ve hat üzerinde tarih kodlama doğrulaması. Depoda ise tarihe yaklaşan ürünün önce sevk edildiğini gösteren FEFO kaydı istenir. Bu dört kayıt birbirini doğrulamıyorsa, tarihin kendisi doğru olsa bile uygunsuzluk yazılır.
Tarih yönetimi, gıda güvenliği yönetim sisteminin doğal bir parçasıdır. Raf ömrü doğrulaması, etiket kontrolü ve izlenebilirlik kayıtlarını tek bir sisteme bağlamak isteyen işletmeler için ISO 22000 ve HACCP gıda güvenliği belgesi süreci bu kayıtları baştan yapılandırır. Depo tarafında ise FEFO ile stok yönetimi TETT ve STT’li ürünlerin doğru sırayla çıkmasını sağlar.
Durumunuzu birkaç dakikada konuşalım; size özel süre ve yol haritası çıkaralım.
Evet. Günlük dilde kullanılan “son kullanma tarihi” (SKT), gıda mevzuatındaki son tüketim tarihinin (STT) karşılığıdır. Etikette doğru ifade “Son tüketim tarihi”dir.
Uygun koşullarda saklanmış, ambalajı sağlam ve tadı, kokusu, görünüşü normal olan ürün tüketilebilir. TETT bir güvenlik sınırı değil, kalite garantisinin sona erdiği tarihtir.
Hayır. 2026’da yapılan Bakanlık açıklamasına göre bu ürünler diğer gıdalardan net şekilde ayrılmalı, tüketiciye bilgi verilerek özel olarak belirlenmiş ayrı reyonlarda satışa sunulmalıdır.
Hayır. Tarih türünü ürünün mikrobiyolojik riski belirler, ticari tercih belirlemez. Çabuk bozulan bir ürüne TETT yazmak etiket uygunsuzluğudur ve resmi kontrolde yaptırım konusu olur.
Ürünün güvenli tüketimi açıldıktan sonra kısa bir süreyle sınırlıysa, bu süre ve saklama koşulu etikette belirtilmelidir. Bu bilgi de raf ömrü çalışmasının bir parçası olarak doğrulanmalıdır.